Künye
bir hesap olustur
giri

Haber bu konuya: aktuelle News



Yazar samo Tarih: Pazar, 02. Mart 2014

Ankara Dayanışması ve Parklar Bizimdir Platformu'nun çağrısıyla Kuğulupark ve Güvenpark'ta, "hükümeti sıfırlıyoruz" diyerek toplanan vatandaşlara polis saldırdı. Plastik mermi kullanımının
 fazla olduğu gözlenen eylemde polisin saldırısı hafta sonunu kızılayda geçiren vatandaşlar tarafından da tepkiyle karşılandı. Kimi vatandaşlar, "buraya değil Başbakan'ın evine gidin, hırsızlar orada" diyerek tepki gösterdi. 





devamı...
Yazar samo Tarih: Pazar, 02. Mart 2014

 
Sayıştay, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve EGO Genel Müdürlüğünde, kurumlar mali hesapları hakkında 1 milyar TL’ye yakın uygunsuz işlem tespit etti. Denetim sonuçlarına göre iki kurum hesaplarında borçlar farklı gösteriliyor ya da hesap yılı içindeki işlemler yapılmıyor. Ayrıca Büyükşehir Belediyesinin de işçileri için ayırması gereken 45 milyon TL’lik kıdem tazminatı ödeneğini de ayırmadığı görülüyor. 
Sayıştay 2012 yılı denetim raporlarına göre, Ankara Büyükşehir Belediyesinin, işçilerinin kıdem tazminatı hakkı olarak hesabında 45 milyon TL ayırması gerekiyordu. Ancak belediye hesabında bu para ayrılmadı. EGO Genel Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ Genel Müdürlüğünün birbirlerine borçlu olduğu, ancak kurumların muhasebe kayıtlarında borçlarla ilgili fark olduğu tespit edildi. EGO ve ASKİ Müdürlüklerinin muhasebe hesapları arasında  13 milyon lira, belediye ve EGO muhasebe hesapları arasında 808 milyon lira fark bulundu.


devamı...
Yazar samo Tarih: Pazar, 02. Mart 2014

 
İçinden Selanik Mardin Hattı Geçen Şehir: İzmir” demiştim yazının başlığına. Çok değil bir önceki seçimlerdi zaman ve BDP seçim otobüsü taşlanmakla kalmamış, linç provasına ramak kalmıştı. Yer kentin beyaz mı beyaz “Hatay” semtiydi o gün. Rujlu kadınlar, şortlu erkekler bir elde taş bir elde “bozkurt” muhtemelen farkında olmadan ülkenin yeni sınırlarının / fay hatlarının taşlarını yerlerinden söküyorlardı.



devamı...
Yazar samo Tarih: Pazar, 02. Mart 2014

“Babalar ve Oğullar”ı bu hafta ekimize damgasını vurmuş gözüküyor. Mamafih gündeme damgasını vuran “kayıtlarda” anlaşılan o ki, asıl bir kız çocuğunun imzası var.Babalar ve kızlarından söz açmışken bugünlerin hayırlı evlat madalyası verilecek ismi Sümeyye Erdoğan’ın kronolojisinde biraz gezinelim diyorum. Bir Başbakanın kızının hayatımızda neden bu kadar yeri olduğu sorusu aklınıza geldiyse; biraz “sıfırlama” marifetinden, e biraz da sarayın saltanat geleneğinden diyelim.  Belki de babasını “Bilal oğlan” gibi değil de tek seferde, belki bir kaş hareketiyle anlayan bir genç kadının... Konumuz “hayırlı evlat” olsun öyleyse. Kız-erkek fark etmemiş olsa misal. Baba ve oğlun kutsallığı yanında, doğar doğmaz gömülen kız çocuklarının altında yattığı bu topraklarda ne oldu “hanım kızlar” yaşam hakkı kazandı, hatta itibar sahibi oldu. Sanmayın ki eşitlik oldu; para oldu, iktidar oldu, saklaması güç işler oldu... Onu da sonra anlatırım.Bilirsiniz buralarda “kız çocuklarının babaya düşkün” olduğu nerdeyse kuran kadar tartışılmaz. Çoğumuz bu mitle büyütülür, sonra “ne babalar olduğunu” da öğreniriz. Yine konumuz tam bu değil.








devamı...
Yazar samo Tarih: Pazar, 02. Mart 2014

Sene 1953, Kozan'da stajını tamamlayıp Burhaniye'ye tayin edilen babamla, Ankara Sigorta'dan istifa edip yüklü bir tazminat alan annem, kendilerine yeni bir hayat kurmanın tatlı telaşı içerisinde.
Burhaniye Kaymakamı Hüseyin Öğütçen'in aklında bir plaj sayfiyesi kurma fikri var. 1957'de başlayan Ören mahallesi kuruluşu sırasında, annemin kara gün için Ankara'da tuttuğu tazminatıyla, söylediğine göre iki buçuk ev almaları mümkün. Ne çare ki, benim mülkiyet sevmez babamın da katı prensipleri var. "Bir hakim, çalıştığı yerde mülk edinemez" diye kestirip atıyor annemin ev alma planlarını.
Annem, yıllarca kuruşuna dokunmadığı tazminatını birkaç ayda nasıl "çarçur ettiğini" kahkahalar atarak anlatırdı.


devamı...
Yazar samo Tarih: Pazar, 02. Mart 2014

Babalar ve oğullar… Bu iki kelimenin çağrıştırdığı ilk şey, masallara, romanlara, mitolojiye, psikiyatriye, hukuka ve adliye-polis sicillerine konu olmuş olan kuşaklar arası çatışmadır. En son, Şehzade Mustafa’nın televizyon ekranlarında Padişah babasının emriyle boğulmasına gösterilen hissi tepki, bir toplumsal gerçeğimizin üzerindeki örtüyü aralar gibidir. Bu kadar iç parçalayıcı sonuçlar vermese de, kuşak çatışması diyerek epeyce küçülttüğümüz bu sorunu herhangi bir biçimde yaşamamış pek az kimse vardır. 
devamı...